Son mesaj - Görüntülenemiyor
Yaygaları görmek için üye olmalısınız.
HOŞGELDİNİZ

 
DOSTYUREKLER_FM

Radyomuzu dinlemek ve sohbete katılmak için üye olmalısınız
 
VELEV Kİ CİDDİYİM
Yeryüzü belki geleceğe dair en umutsuz dönemini yaşıyor. Bu ülkedeki, bu gezegendeki insanlar arıza vermeye başladı! Birilerinin kurguladığı berbat bir senaryonun içinde saf saf oynayan aktörler olduğumuzu keşfediyoruz yavaş yavaş. Ve öfkeliyiz. Keyifler kaçık, tepeler atık! Uçlarımız sivrildi, birbirimize batıyoruz. Hepimiz, ne demekse, “öteki tarafa”, gıcığız! Ve en mülayim olanımız bile bizleri bu hale getirenleri bir eline geçirse, son yılların en popüler protesto gösterisindeki gibi, ayağından pabucunu çıkarıp kafalarına atıverecek! De, edebinden yapmıyor! Hala inanıyorum ki son gülen ve de en gevrek gülen, bu silahsız, işinde gücünde, sakin, ahlaklı, kibar, sessiz çoğunluklar olacak. Dolayısıyle bu kitabın kapağı aracılığıyla, kitabı alanlar adına, yani vekaleten, hali pür melalimize katkısı olan bütün kifayetsiz muhterislerin alnının ortasına, ayakkabımı “çtooong” diye fırlatıyorum! Mizah en iyi silah, en iyi ilaç... Son yılların popüler deyişiyle “Velev ki” ciddiyim, “Velev ki” ıskalamadım ve pabuç tam “yerine” ulaştı! Heheheheheh! Siz var ya siz! Düşüncesi bile içinizin yağlarını eritti değil mi?! O zaman artık biraz gevşeyip gülebiliriz. İyi okumalar! --
 
MUZ SESLERİ
Oxford, paris, beyrut üçgeninde bir aşk ve savaş romanı! Her kitabıyla gündemi değiştiren ece temelkuran'dan güçlü bir ilk roman! Hep bir iç savaştır aşk! Bir neden arar kendine... Muz sesleri “Onu ağustosta muz tarlalarına götürecektim. Muz seslerini dinleyecekti. Nasıl sevineceğini, hayret edeceğini düşündükçe…” Ece Temelkuran, kalplerin yağmalandığı yerden anlatıyor hikâyesini; Ortadoğu'dan. Bizden alıp döküntülerini iade ettikleri hikâyelerimizi geri almak için… Aşklarımızı, acılarımızı, haysiyetimizi… Yağmalandıkça kapattığın kalbini aç şimdi. Çünkü bu senin hikâyen. Sen de Ortadoğulusun! Ece Temelkuran
 
Sevmek olmasaydi BIRLIK’ten geriye ne kalirdi?
Ne zaman bir insana kizsam, derin derin, sevmemi önleyen ruh haline bakarim. Bazen öfke olur, bazen korku ama rengi kirmizidir, sicaktir, yakicidir, içimi kavuran bir huzursuzluktur. Ben ne zaman sevmesem, alev alev yanarim. Izdirap önce beni sarar… Sonra bana izdirabi çektirene sunarim bu alevi… Alev ona degdiginde, ayni izdirap onun gözlerinde tutusur. Ne zaman sevsem bir insani, bir sicaklik yayilir tenime. Kalbimin çevresinden yumusak sefkatli bir ilik akis, her teline dokunur tenimin bedenimin. Uzanmak, korumak, destek olmak sevindirmek, genislemek, o sevdigimle ayni duygularda izdes, sesdes, kalpdes olmak gelir içimden. Ne zaman birisini sevsem, aniden hafiflerim. Kenarlarimi çeviren o “ben” dedigim sinir, disari dogru açilir. Kimileri “aura” der o can alanina, ben isimlerinde degilim. Beni sevenlerin isigini hissettigim haliyle bilirim sevgiyi. Gözlerinde bana yönelen, akan o duyguyla bilirim. Ait oldugumu hissederim. Bir isik tanesi gibi kün gibi tek bir soluk gibi birlesmek BIZ olmak gibi. Tüm su görkemli göklerin ve yerin harcini birarada tutandir sevgi. süleyman sönmez
 
FORUMDA SON KONULAR
BaşlıklarKonu Açan Okuma CevapSon Cevap